Türkiye Sosyal Bir Hukuk Devleti Olmalı

Sosyal devlet ilkelerine riayet edilmesinin öneminden bahseden Genel Başkanımız Prof. Dr. Abdurrahim Karslı, devletin adalet ve sosyal politikaları hakkında açıklamalarda bulundu: “Vatandaşa ya maaş verilir, ya da işsizlik parası verilir. Yardımlar da adaletli bir şekilde, muhtaç insanlar tespit edilerek yapılır. Fakat bu hükümet yardım edecekleri kişileri vicdanın kabul edemeyeceği yöntemlerle tespit ediyor. Sonra mitinglerde bu kişilerle boy gösteriyor. Bize göre hukuk ve ahlak herkes içindir. “Ben ölsem de devlet yaşasın” diyen bir milletiz. Ama kıymetli hislerimiz sürekli olarak suiistimal ediliyor. Buna daha fazla müsaade etmemek için Türkiye hukuk devleti olmak ve her alanda adaletle hükmetmek zorunda.

İktidarın çalmaktan başka projesi yok. Biz, herkes zengin olsun istiyoruz.

Hükümetin kendi zenginini yarattığı bir memleket en sonunda kendini tüketecektir. Biz bir aileyiz, kimseyi kendimizden ayırmıyoruz. Zenginlik, 80 milyonluk bir ailenin mensubu olmaktır. Bizler her konuda birlikte başarılı olacağız. Biz herkes bu düşüncemizi bizimle paylaşsın, herkes zengin olsun istiyoruz. İster inançlı, isterse inançsız olsun. Biz kimseye ulufe dağıtmıyoruz. 80 milyon milletimizin hepsi benim gibi, kendimden hiçbir farklılık göremiyorum. Şimdi moda olan bir şey var: ihaleyi al, parayı al, iki umre bir hac yap, sonra da aklan.

Ahde vefa hayatımızın en önemli düsturlarındandır. Millet ve devlet için çalışıyoruz. Bu işlerde kabiliyetli biri gelirse biz koltuğumuzu seve seve o kardeşimize terk etmeye hazırız.

Kimsenin işine göz koyup, zenginliği ile ilgilenmiyoruz ve kendi işimize bakıyoruz. Ancak bu iktidar projesiz bir iktidardır. Mevcut iktidar milleti değil yalnızca kendi menfaatini düşünen bir iktidardır. Milletimizin buna uyanması gerekiyor. Ekonomik bunalım ortamından yararlanarak ortaya çıkan bir iktidar. Her bakan geldi bir proje sundu, ancak ortada uygulanan bir proje yok.

80 yıllık cumhuriyet döneminde sahip olduğumuz maddi ve manevi değerlerimiz 10 yılda ya satıldı ya tahrip edildi. Milletçe bu durumdan kurtulmak için ayılmamız lazım. Sanayinin üretimi artmalı, hayvancılık, tarım geliştirilmelidir. IMF’nin borcunu ödediğimiz söyleniyor ama nereden kaynak bulup da kapadık o söylenmiyor. Devletin parası nerede, neden sürekli bütçe açığı çıkıyor, devletin kaynakları nerede nasıl değerlendiriliyor sorunlarına cevap verilmiyor. Bunu denetlemesi gereken kurumlar çalıştırılmıyor, milletimiz ise hesap sormaya korkuyor. Cezaevleri tıklım tıklım dolu. Bu hükümetin iktidar olduğu günden beri çalmaktan, insanları hamasi söylemlerle kandırmaktan, herkesi tüketime ve borca alıştırmaktan başka hiçbir projesi olmadı. Bizim siyasetimiz ise doğruyu, adaleti, hukuku, vicdanı insanlara anlatmak. Kurulduğumuz günden itibaren söylediğimiz gibi:

Biz sadece mevcut hükümete değil, Türkiye’deki çürümüş siyasete muhalifiz ve alternatifiz.”